13 Mart 2015 Cuma

Sandık-baraj tahakkümü

TES­PİT 1)

Sa­vaş kay­be­dil­di.
Ana­do­lu iş­gal al­tın­da.
Yu­nan İz­mi­r’­e çık­tı; iş­gal ge­niş­li­yor.
Sa­vaş Di­va­nı Türk su­bay­la­rı­nı ida­ma mah­kum edi­yor.
Yurt­se­ver­ler ası­lı­yor.
İs­tan­bul mü­nev­ver­le­ri tar­tı­şı­yor; “İn­gi­liz man­da­sı mı iyi­dir, Ame­ri­kan man­da­sı mı?”
Ki­mi­le­ri Yu­nan iş­ga­li­ne kar­şı İtal­yan iş­ga­li­ni sa­vu­nu­yor.
İn­gi­liz Bin­ba­şı No­el ay­rı­lık­çı Kürt­le­ri ör­güt­lü­yor.
Şey­hü­lis­lam Mus­ta­fa Sab­ri, “Or­du­’nun gö­re­vi oruç tut­maktı­r” açık­la­ma­sı ya­pı­yor. Za­bit­ler oruç tut­ma­yan­la­rın pe­şin­de!
İs­tan­bul ba­sı­nı İçiş­le­ri Ba­ka­nı Ali Ke­ma­l’­in is­ti­fa edip et­me­di­ği ha­ber­le­riy­le oya­la­nı­yor.
Ve… Di­ğer yan­da…..
Mil­li bir ga­le­yan var; ar­dı ar­dı­na mi­ting­ler ya­pı­lı­yor.
Dört­yo­l’­da, İz­mi­r’­de, An­te­p’­te, Ma­ra­ş’­ta, Ur­fa­’da tü­fek­ler pat­lı­yor. Öde­miş Jan­dar­ma Ko­mu­ta­nı Yüz­ba­şı Ta­hir, “Yi­ğit Or­du­su­”nu ku­ru­yor…
Fa­kat… Bu he­ye­ca­nın, bu di­re­ni­şin, bu umu­dun ör­güt­len­me­si ve bir mer­kez­den yö­ne­til­me­si ge­re­ki­yor.
Ve… Sa­rı­şın bir Kur­t’­un ön­der­li­ğin­de Ban­dır­ma Va­pu­ru bu amaç­la yo­la çı­kı­yor…
Er­zu­rum Kon­gre­si… Si­vas Kon­gre­si…
Ana­do­lu ve Ru­me­li Mü­da­fa­a-i Hu­kuk Ce­mi­ye­ti….
İs­tan­bu­l’­da pa­nik­te; pa­di­şah ka­pat­tı­ğı mec­li­si tek­rar aça­rak Ana­do­lu­’da­ki mil­li ör­güt­len­me­nin önü­ne geç­mek is­ti­yor.
Pa­di­şah göl­ge­sin­de se­çim­ler ya­pı­lı­yor; Os­man­lı Ban­ka­sı yö­ne­tim ku­ru­lu üye­si Ha­mit Bey, İti­bar-ı Mil­li Ban­ka­sı es­ki ge­nel mü­dür yar­dım­cı­sı Ha­san Fe­rit Bey, Prof. Ah­met Se­la­hat­tin Bey, Dı­şiş­le­ri es­ki müs­te­şa­rı Re­şat Hik­met Bey, Şey­hü­lis­lam­lık es­ki müs­te­şa­rı Ke­mal Efen­di vs. me­bus olu­yor.
Os­man­lı Mec­lis-i Me­bu­sa­n’­ı kur­tu­lu­şun umu­du gö­ren ki­mi­le­ri Mus­ta­fa Ke­ma­l’­e iha­net edi­yor.
Mus­ta­fa Ke­mal se­çi­len­le­ri An­ka­ra­’ya da­vet edi­yor; bir­lik­te mü­ca­de­le et­me çağ­rı­sın­da bu­lu­nu­yor. Din­le­mi­yor­lar; ül­ke iş­ga­li­ni Mec­lis-i Me­bu­sa­n’­ın son­lan­dı­ra­ca­ğı­na ina­nı­yor­lar.
Ta­rih: 16 Mart 1920.
İn­gi­liz­ler İs­tan­bu­l’­u iş­gal edi­yor. Ki­mi me­bus­la­rı Mal­ta­’ya sü­rü­yor. Mec­lis-i Me­bu­san ka­pa­tı­yor.
Ta­rih: 23 Ni­san 1920.
Bü­yük Mil­let Mec­li­si An­ka­ra­’da açı­lı­yor. Ve in­san­lık ta­ri­hin­de bir il­ke im­za ata­rak; “tek di­şi kal­mış ca­na­va­rı­” bin yıl­lık Türk top­rak­la­rın­dan ko­vu­yor.
Os­man­lı Mec­lis-i Me­bu­sa­n’­ın Mal­ta sür­gü­nü me­bus­la­rı an­cak bu za­fer son­ra­sı1922’de Tür­ki­ye­’ye dö­ne­bi­li­yor…

Çığ­lık­ta ahenk aran­maz

TES­PİT 2)
Sos­ya­list Dr. Hik­met Kı­vıl­cım­lı yi­ne yaz­dık­la­rın­dan ötü­rü Ela­zığ Ce­za­evi­’n­de­dir…
Bir dü­şün in­sa­nı dört du­var ara­sın­da ne ya­pa­bi­lir; okur, in­ce­ler ve ya­zar….
Ede­bi­yat-ı Ce­di­de… Ser­vet-i Fü­nun… II. Ab­dül­ha­mit dö­ne­min­de/ 1896-1901 yıl­la­rı ara­sın­da ya­yın­lan­mış Ba­tı ede­bi­ya­tı et­ki­sin­de­ki Os­man­lı mü­nev­ver­le­ri­nin bir ede­bi­yat ha­re­ke­tiy­di/der­gi­siy­di.
Dr. Kı­vıl­cım­lı ce­za­evi­ne gir­di­ği 1929’dan çık­tı­ğı Ekim 1933’e ka­dar bu der­gi­yi in­ce­le­di. 1935’te “E­de­bi­yat-ı Ce­di­de­’nin Otop­si­si­” ad­lı ki­ta­bı­nı çı­kar­dı.
Dr. Kı­vıl­cım­lı eleş­ti­ri­le­rin­de hep sert ol­du. Ce­mil Me­riç, Dr. Kı­vıl­cım­lı­’nın bu tav­rıy­la il­gi­li, “çığ­lık­ta ahenk aran­ma­z” di­ye yaz­dı.
Ta­bu yı­kı­cı Dr. Kı­vıl­cım­lı Ede­bi­yat-ı Ce­di­de çev­re­si için şu­nu yaz­dı:
- Bir avuç seç­kin azın­lı­ğın, ade­ta bir ya­rı ay­dın­lar hiz­bi ka­liyl (oli­gar­şi­si­nin) tem­sil­ci­si…
- Ya­ban­cı hay­ra­nı; ter­cü­me­ye bü­yük aşk­la bağ­lı­lar ve hep iğ­re­ti bir çal­ma duy­gu­su için­de­ler…
- Halk yı­ğın­la­rın­dan ko­puk­lar…
– Ge­le­ce­ğe da­ir hiç­bir umut­la­rı yok…
– Ye­ni ve ile­ri­ci dü­şün­ce­le­ri yok…
- Ba­tı­lı ol­mak is­ter­sen hiç­bir şey ola­ma­mış­lar!
Ser­vet-i Fü­nun hep ge­ri­ci­le­rin he­de­fin­de ol­du; ilk kez so­l’­dan eleş­ti­ri al­dı. Dr. Kı­vıl­cım­lı şöy­le yaz­dı:
“Şu­ra­sı doğ­ru ki, Ede­bi­yat-ı Ce­di­de­ci­ler­le kar­şıt­la­rı ara­sın­da bir ça­tış­ma, hat­ta hay­li çar­pış­ma ol­du. Fa­kat bu ça­tış­ma­lar­da dev­rim­le- ge­ri­ci­li­ğin dö­vü­şü­nü ara­mak ‘ö­kü­zün al­tın­da bu­za­ğı ara­ma­k’­tan da­ha boş olur…  Koz­mo­po­lit bur­ju­va züb­be­li­ği ile de­re­be­yi ser­den­geç­ti­li­ği ara­sın­da; sa­lon çıt­kı­rıl­dım­cı­lı­ğı ile med­re­se ham so­fu­lu­ğu ara­sın­da ipi­pil­lah, siv­ri kü­lah bir klik sa­va­şı…”
Kı­vıl­cım­lı­’ya gö­re, ko­nu lüm­pen­li­ği, dü­şün­ce ka­bız­lı­ğı var­dı bu tar­tış­ma­lar­da…
Şim­di…
İki tes­pit yap­tım.
Ge­le­lim so­nu­ca…

Ne­fer ol­mak

Bık­tım bu san­dık fe­ti­şiz­min­den!
Bık­tım oy ta­hak­kü­mün­den!
Bık­tım mü­ca­de­le­yi salt san­dı­ğa/oya in­dir­ge­ye­rek kit­le­le­ri kor­ku­tan­lar­dan.
“A­man bö­lün­me­ye­lim…”
“A­man oyu­mu­zu zi­yan et­me­ye­lim…”
Çok gü­zel… Ha­ri­ka…
Pe­ki…
- Os­man­lı Mec­lis-i Me­bu­sa­n’­a bo­yun mu eğe­lim?
- Mec­lis­te ye­ter­li par­ma­ğı­mız yok di­ye in­sa­nı­mı­zın bo­zul­ma­sı­nı; ül­ke­mi­zin bö­lün­me­si­ni mi sey­re­de­lim?
- Gün­le­ri­mi­zi; ko­nu lüm­pen­li­ğiy­le, dü­şün­ce ka­bız­lı­ğıy­la, umut­suz­luk­la, ça­re­siz­lik­le mi ge­çi­re­lim?
Evet…
De­mok­ra­si ne­den salt san­dı­ğa in­dir­ge­ni­yor?
De­mok­ra­si ne­den salt mec­lis­te­ki par­mak he­sa­bı­na in­dir­ge­ni­yor? Oy­sa…
De­mok­ra­si amaç de­ğil; araç­tır.
De­mok­ra­si, öz­gür­leş­me­nin ara­cı­’dır.
Biz­de “a­ra­ç” ne ya­zık ki “a­ma­ç” di­ye yut­tu­ru­lu­yor. Her yut­tu­ğu­muz­da ül­ke bi­raz da­ha yoz­la­şı­yor, ka­li­te­siz­le­şi­yor, ba­ya­ğı­laş­tı­rı­yor. Ger­çek şu ki san­dık 70 yıl­dır Tür­ki­ye­’yi ge­ri­ci­leş­ti­ri­yor.
Bi­lin­me­li­dir ki: Öl­çü san­dık de­ğil, öz­gür­lük­ler­dir.
Fa­kat…
Pro­fes­yo­nel po­li­ti­ka­cı­lar… Si­ya­set mü­hen­dis­le­ri… Al­gı yö­net­men­le­ri… El ele ver­miş­ler siz­le­ri kan­dı­rıp du­ru­yor.
Usan­ma­dı­nız mı; sa­de­ce oy ve­rip sey­ret­mek­ten?
Ba­kı­nız… Tür­ki­ye ta­ri­hi­nin en zor dö­ne­mi­ne gi­ri­yor. Şart­lar 1919 şart­la­rı­na ben­zer­dir, ül­ke bö­lü­nü­yor.
O hal­de…
Sah­te gün­dem­le­rin pe­şi­ne ta­kıl­ma­mak la­zım.
İçi kof tar­tış­ma­lar­la za­man ge­çir­me­mek la­zım..
“San­dı­k”, “ba­ra­j” ta­hak­kü­mü­ne bo­yun eğ­me­mek la­zım.
Mü­ca­de­le­yi ör­güt­le­mek la­zım.
De­mok­ra­si­nin/öz­gür­lük­le­rin si­zin oyu­nu­za de­ğil, mü­ca­de­le ru­hu­nu­za ih­ti­ya­cı var.
“Bu mü­ca­de­le­de ben deva­rı­m” di­yor­sa­nız. Mus­ta­fa Ke­ma­l’­in mü­ca­de­le­si­ni ör­nek al­ma­nız ye­ter­li­dir.
Fe­da­i ru­huy­la bir ne­fer olu­nuz; köy köy/ka­sa­ba ka­sa­ba/ şe­hir şe­hir Tür­ki­ye­’yi ör­güt­le­yi­niz…
Yo­baz­lı­ğı, acı­ma­sız­lı­ğı, ki­ni, sah­te­kar­lı­ğı an­cak ör­güt­lü bir halk ha­re­ke­tiy­le ye­ne­bi­lir­si­niz.
Asıl de­mok­ra­si gö­re­vi bu­dur…
Asıl öz­gür­lük mü­ca­de­le­si bu­dur.
Bu ta­ri­hi so­rum­lu­luk he­pi­ni­zin omuz­la­rın­da­dır.
Unut­ma­yı­nız, in­san yap­tı­ğı şe­y’­dir!..

Soner Yalçın

Hiç yorum yok: