7 Kasım 2009 Cumartesi

Muazzez İlmiye ÇIĞ uyarıyor..

YARAB , BENİM EŞYALARIMI TAPINMA  VASITASI  YAPMA ....

Böyle bir hadis biliyor musunuz?
Biliyorsanız, neden bir sakal kılı, bir hırka peşine
düşenleri ve onlara dua edip onlardan medet umanları
uyarmıyorsunuz? .. Neden?
Muazzez İlmiye ÇIĞ Hanım uyarıyor...
Gazetelerde, TV'lerde bir "sakal-ı  şerif'' davası sürüp gidiyor.

21. yüzyılda hâlâ
-ilkçağın insanları gibi-
totem peşinde koşuyoruz! Hz. Muhammed, bunu önlemek
için,  "Yâ Rab, benim eşyalarımı tapınak
vasıtası yapma!.." demiş.
Bu hadisin, peygamberin ağzından  söylendiğini
bütün hadisçilerin kabul ettikleri 17 sahih
hadisten biridir. Bu sözü söyleyen Hz.Muhammed
(sav)   tıraş olurken kıllarını
toplattırır mıydı?  HAŞA  VEASLA.

Dünyada yüzlerce "Sakal-ı Şerif" diye tanımlanan kıl var.
Hepsi uydurma. Topkapı Sarayı Müzesi'ndeki
"Kutsal Emanetler" diye saklanan birçok eşya,
onun-bunun saraya bahşiş almak için getirdikleri bazı
nesnelerden  oluşuyor. Hz.Fatıma Ana'mızın
seccadesi denen seccade, bir  17. asır halısı,
Peygamber'in teyemmüm taşı olarak saklanan taş ise
bir Asur tableti!? Bunun gibi daha birçokları var...
Bunları bir kitap halinde toplayan ilk Müze Müdürü
Tahsin Öz'ün 1953
yılında basılan kitabı, ne yazık ki zamanın
yönetimi tarafından hemen toplattırıldı ve o günden
bugüne de ülkeyi aynı din baronları kafasında olanlar
idare etti! Uydurulmuş şeylere inanmak, doğruları
araştırmaktan daha kolay geliyor insanımıza,
nedense...
Bu sakal olayı, bana başka bir olayı hatırlattı:
1970-78 yılları arasında, eşim Kemal Çığ Topkapı
Sarayı Müzesi müdürü idi. Daha önce de -1944
yılından beri- müdür yardımcısı ve kitaplık şefi
olarak çalışıyordu müzede...
Müdürlüğü esnasında, o zamanın Diyanet İşleri
Başkanı Lütfü Doğan, "Kutsal Emanetler"i
ziyaret etmek için randevu istiyor. Kemal Çığ,
gazetecileri getirmemek koşulu ile halka kapalı olan bir
günde randevuyu veriyor.
Kararlaştırılan günde (nedense) büyük bir cemaat
akın ediyor "Kutsal Emanetler Salonu"na. Peygamberin hırkası olarak
tanımlanan hırka çıkarılıyor. Gelenler
büyük bir huşu içinde dualara, kuran okumalara
başlıyorlar ve sonunda her ay bu ziyareti yapmaya karar
veriyorlar.. . Salonda iş bitince, eşim, baştakileri
odasına kahve içmek için davet ediyor. Tam kahveler
bitmek üzere iken Kemal Çığ, "Hazır bütün din
büyüklerimiz burada iken kafamı kurcalayan bir soruyu
sormak istiyorum." diyor ve sorusunu soruyor:
"Benim bildiğime göre, Hz. Muhammed'in (sav)
ağzından çıktığından bütün muhaddislerin hemfikir
olduğu 17 sahih hadisten biri, 'Yâ Rab, benim
eşyalarımı tapınak vasıtası yapma!..'dır. Şimdi sizin hırka'ya
ve diğer eşyalara dualar yapmanız bu hadis'e karşı
midir?" Bu söz üzerine, gelenlerin hepsi
birden yerlerinden fırlarlar ve bir şey söyleyemeden
oradan ayrılırlar! Fakat, her ay gelmeyi istedikleri
halde, nedense  bir daha uğramamaları da Kemal
Çığ'ın sorusunun yanıtı olmuştur... Şimdi ben de
bugünkü hocalarımıza
soruyorum: Böyle bir hadisi biliyor musunuz?
Biliyorsanız, neden bir sakal kılı, bir hırka peşine
düşenleri ve onlara dua edip onlardan medet, vesile
umanları uyarmıyorsunuz?Neden? Niyetiniz yeni bir
'' din '' mi ortaya koymaktır ?


 

Hiç yorum yok: