2 Kasım 2009 Pazartesi

ACILIM

İKİ GÜNDÜR ÜLKEMİZDE AÇILIM ADI ALTINDA, DIŞ DESTEKLİ

PLANLANMIŞ BİR TAKIM BÖLÜCÜ OLAYLARA TANIK OLMAKTAYIZ.

KİMSE ERGENEKON ÇETESİ DİYE BİR SAFSATANIN ARKASINA

SIĞINMASIN. ASIL ÇETE TÜRKİYEDE BÖLÜCÜ OLAYLAR YARATIYOR.

AŞI NUMARASI İLE MİLLETİN DİKKATİNİ BAŞKA TARAFA ÇEKİP,

KÜRTÇÜLÜK OYUNUNA ORTAK OLUYORLAR. AŞAĞIDA DAHA EVVEL

YAPTIĞIM VE GÖNDERDİĞİM BİR ÇALIŞMAYI DİKKATLE OKURSANIZ,

GELİŞMELERİ DAHA İYİ KIYMETLENDİRİRSİNİZ ZANNEDERİM.


H. Vural VURAL
( E ) Dz. Kur. Kd. Alb.


Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her

köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Bütün bu şeraitten daha Elîm ve daha Vahim olmak üzere, memleketin dahilinde,
İKTİDARA SAHİP OLANLAR GAFLET ve DALALET ve hattâ HİYANET içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî

emelleriyle tevhit edebilirler.
Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi,
VAZİFEN; TÜRK İSTİKLAL ve CUMHURİYETİNİ KURTARMAKTIR.
MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET, DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA, MEVCUTTUR.....


GAZİ M.K. ATATÜRK - 20 Ekim 1927.


D U Y U R U - 2 3


TÜRKİYE, Jeopolitik yönden Dünya'nın en hassas bir bölgesindedir.

Bu nedenle Dış ve İç güçlere karşı çok duyarlıdır. Ayrıca Sosyo - Ekonomik

koşulların bozukluğu, Milli Gücü zayıflatan uygulamaların yapılması ( Babalar

gibi her şeyin satılması ) neticesi Ekonominin dışa bağımlı hale gelmesi, Çağdaş


bir ÜRETİM tekniğinden yoksun oluş, Eşit olmayan yetersiz EĞİTİM düzeninin

gittikçe kötüleşmesi ve bunu yapan güruhun bakanının hala görevde olması ,

Üstüne Üstlük, sıkma baş denilen bir SİYASİ simgenin devamlı kaşınarak, bunun

pompalayıcısı birinin, Çankaya görevlisi tarafından YÖK Başkanı yapılması, gibi

daha bir sürü ETKENLER , TÜRKİYE' yi her ülkeden çok etkilemektedir.


İşte bundan istifade eden Dış Etkenler , bugün için ABD – AB – YAHUDİ

Lobileri ve menfaati olan , küçüklü büyüklü ülkelerin Yöneticileri, İçte kendilerine

Hizmet eden bir Güruhla gereken Propaganda – Provokasyonu yapmaktadırlar.

Yıllarca devam eden bu uygulamalar içinde "YURDUMUZDA MEYDANA

GELEN İÇ AYAKLANMALAR VE BUNLARDAN ÇIKARILMASI İCAP EDEN

DERSLERDEN" bahsedeceğiz.


AYAKLANMA yani İSYAN ETME, evvela En önemli İnsanın – Bireyin

Doğuştan yatkın olduğu bir olaydır. Toplumdaki, çeşitli EKONOMİK, SOSYAL

Farklılıklar ve İDEOLOJİK değişik görüşler ve bunların yarattığı reaksiyonlar

sonunda önce Bireyde, zamanla Toplumda oluşan , olumsuz birikim , zamanla tarihi

süreci içinde İçten ve Dıştan yapılacak yardım ve Kışkırtmalarla , gelişe gelişe

ortamın UYGUN OLDUĞU BİR DÖNEMDE PATLAK VERMESİYLE,

AYAKLANMA – İSYAN meydana gelir.


İnsan – Birey, günümüzün en önemli silahıdır. Zira doğuştan İsyana yatkın olan

İnsanlar, Gördükleri eğitim neticesi, Aile içindeki Eğitim, Okuldaki Eğitim, Çevre

Eğitimi, iyi yönde Yapılamadığı – Geliştiremediği takdirde İsyanın , Düzene karşı

Gelmenin tohumları, her zaman için filizlenebilir. Oluşan bu olumsuz birikim, Ekonomik,

Sosyal , İdeolojik v.s gibi sıkıntılarla, İnsan - Birey daha çok etkilenir.

Toplumlarda bu nedenle etkilenen, insanlar , ÖRGÜTLENEREK, İsyan

Hazırlığını oluşturabilirler. Bu hazırlık devresi uzun olur, bu devrede bunların

Tespit edilerek , bastırılması kolay olabilir. Aksi halde bu hazırlık süresi, fark edilmez

Veya önemsenmezse, bugün başımıza gelen durumlar, meydana gelir. Ağlayan İmam

Fethullah denilen ajanın , söylediği gibi, Hissettirmeden Ülkenin Yönetimini

Ele geçirmek gerçekleşebilir. TV' ler – Gazeteler , MEDYA' nın ele geçirilişi, aynı

Türden adamların, ortalıkta görünmesi, aynı konuları işlemesi, İçte – Dışta ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE – KEMALİZM KARŞITLARINI bir araya getirerek , bu günkü duruma gelinmiştir.


Yani DIŞ Güçlerin ; Her çareye başvurarak, kendi SİYASİ – ASKERİ ve

EKONOMİK çıkarlarını sürdürebilmesi için, oluşturmaya çalıştığı "BÖL – YÖNET"

Faaliyetidir. Dost olduğunu söyleyen Ülkeler ; yıllardan beri, bilhassa ekonomik faaliyetlerin ,

Baskı altında tutulması için kurulan ÖRGÜT' leri kullanırlar.

Bunlar Siyasi – Ekonomik Baskı ve SÖMÜRÜ unsurlarıdır. Kısa adı "IMF"

( Uluslar arası para fonu ), OECD ( Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü ),

AET ( Avrupa Ortak Pazarı ) , Gümrük İşbirliği, AB ( Avrupa Birliği ) , Tarikatlar,

Cemaatler, Kapitalist Tarikatlar ( Bilderberg – Mason – Rotaryen – Lions vs gibi )

Süper Güçlerin Örgütlediği, beyin yıkayıcı örgütler.


Son zamanlarda, Gelişmekte olan Ülkelerde Ayaklanmaları yaratan ANARŞİZM

Ve TERÖRİZM desteklenmektedir. Bu sistem genellikle , gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkeler için uygulanır. Amaç, bu ülkelerin yer altı – yer üstü servetleri zengin veya Coğrafi konum itibariyle

STRATEJİK ÖNEMİ büyük olan Ülkeleri kendi menfaatlerine kullanmaktır ( Yaşadığımız günlerde

buna uygun, uygulamalar , Bölgemizde yapılmaktadır.) Süper güçler bütün güçleriyle, Psikolojik savaşın içindedirler. Bu amacın gerçekleşmesi için, Hem Süper Güçleri temsil eden Ülkeler

Evvela hazırlık döneminde , o ülke içinde Provokatörler, Ajanlar sokarak, Medyayı ele

Geçirerek, huzursuzluk yaratırlar, yönetici kadroları ele geçirirler. Ekonomik – Asker

Ve Teknolojik yardımlar adı altında, o ülkeye yerleşirler. Evvelce yapılan uygulamalara bakarsak,

ABD' nin ; İRAN' ın Musaddık Hükümetini, Şilinin Allende

Hükümetini, Yunanistan da Junta öncesi Karamanlis Hükümetini, 1980 12 Eylül'ü

ve yaşadığımız bu günlerde TÜRKİYE' de yapılanları hep beraber izliyoruz.

Buna mukabil zamanında Süper Güç statüsünde olan RUSLAR' ında, aynı

yöntemi kullanarak, Küba'yı, Angolayı, Vietnamı, Afganistanı , kendi tesirlerine

katmak için uygulamalar yapmışlardır. Tabii bu bölgelerde ABD' ninde çalışmaları

olmuştur. Bu arada MISIR' da yapılan , karşıklı ajan mücadelesinden sonra, bugünkü duruma gelinmiştir.

Enver SEDAT, NAZİ ' lere çalışan ajan iken, harpten sonra ABD ajanı olmuştur.

Günümüzde TERÖRİST faaliyetler bütün hızıyla devam etmektedir.Bunlarda biride ,

Ülkemiz için baş balasıdır. Destekleyenler bellidir.

Anarşi yaratan – Teröristler – Hainler katiyen AFFEDİLEMEZ.

Evvelce Meydana gelen Ayaklanma – İsyanları , sıralamadan önce ;

Acaba Ülkemizdeki bu PSİKOLOJİK SAVAŞI, nasıl önlemeliyiz – Yok etmeliyiz.

1 – Kati surette , TÜRK MİLLETİ' nin İnanç Birliğini teşkil eden ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNE – KEMALİZM' e sahip çıkarak, İLKE VE DEVRİMİNİ

şiddetle korumalıyız. ( Bütün yeminlerde yazılı olduğu gibi )

2 – TERÖR ve ANARŞİYE Karşı kesin tavır alınmalı, kuvvetli reaksiyon gösterilmelidir.

Demokrasi – İnsan Hakları – Sıkma başa Özgürlük ,Ulemaya soralım gibi deyimlere rağbet

etmeyerek, hakiki DEMOKRASİ Kurallarına , Hukuk Devleti olmaya, sahip çıkmalıyız.

3 – Ülkenin sahip olduğu MİLLİ GÜÇ olanaklarını, Ülke yararına kullanarak,

Ekonomik durumdan bunalmış, TÜRK MİLLETİNİ , refaha kavuşturacak tedbirler

bir an önce alınmalıdır. ( DOĞU - BATI – KUZEY – GÜNEY demeden. Rüşveti, haksız kazancı

olağan hale getirerek, Milleti yokluğa mahkum eden, vergilerle – işsizlikle, yaşamı zorlaştıran,

uygulamalara son vererek , örnek Yönetici olarak, MİLLİ GÜCÜ; başkalarına devredecek,

Kanunları çıkarmaktan vazgeçerek.)

4 – Anarşizmi – Terörizmi yaratan odaklara sızarak, onların kuvvetlenmeleri

güçlenmeleri önlenmelidir. Hukuk kuralları kullanılmalıdır.

5 – Sorumlu makamlar Anarşizm – Terörizm' e karşı , hiçbir zaman aciz

duruma düşecek şekilde , gevşeklik göstermemelidirler.

6 – Çeşitli maksatlarla, Özgürlük – Demokrasi – İnsan Hakları denerek kurulmuş Dernekler –

Cemaatler – Tarikatlar, Kuruluş amacı dışına çıkmalarına kesinlikle – şiddetle karşı konulmalı,

bu maksatla zehirli, Ülke aleyhine yayın yapan söylemleri olan organlar ÇOK SIKI KONTORL

ALTINDA TUTULMALIDIR.

Kısaca ; ETNİK – DİNİ BÖLÜNMEYE müsaade edilmemelidir.

7 – "Milli İstihbarat Teşkilatının" Önemi ve Görevi çok mühim olup, Ülke ;

sahip olduğu değerlere karşı korunmalıdır. Bunun nasıl yapılacağını onlar bilirler ,

icra onlara aittir. Birlik sembolü olan BAYRAK – ULUSAL MARŞ hakaret görüyor,

insanlar yollarda emniyetle yürüyemiyorsa, TÜRKİYE CUMHURİYETİ Kuruluşuna –

İnanç Birliğine – İlke ve Devrimlerine karşıt söylemler , rahatsız ediyorsa,

bu PROPAGANDA – PROVAKASYON önlenemiyor demektir.

Ülke yöneticileri de bunların içinde olsa dahi , görev yerine getirilmelidir, yoksa

Bu topraklarda, bize emanet edildiği - devredildiği gibi HAYSİYETLİ – TAM BAĞIMSIZ

yaşamamız zorlaşır. Başka Menfaatlere oyuncak oluruz.




Kısaca ; Bir Devlette , Sosyo – Ekonomik koşullar bozuksa, Enflasyon halkı bunaltmışsa, İdarede genel bir gevşeme – bozukluk baş göstermişse, Rüşvet yaygınlaşmış, Çete gibi haksız zenginleşmeler oluyorsa ve olağan bir hal almışsa, vergiler adil değilse, ortam Anarşiye – Ayaklanmaya – Kavgaya hazır demektir. Aklımızı başımıza toplamalıyız. Hele şimdiki idarecilerin tutumu


A – OSMANLI DÖNEMİNDE YAPILAN AYAKLANMALAR ( 1299 – 1919 )


1 – 1414 İzmiroğlu Cüneyt Bey ayaklanması,

2 – 1420 Anadolu' da Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal ayaklanması,

3 – 1420 Rumeli' de Şeyh Bedrettin ayaklanması ,

4 – 1423 Küçük Mustafa ayaklanması,

5 – 1424 Candaroğlu İsfendiyar Bey ayaklanması,

6 – 1444 Karaman oğulları ayaklanması,

7 – 1511 Şahkulu ayaklanması,

8 – 1524 Mısırda hain Ahmet ayaklanması,

9 – 1525 İstanbul' da Yeniçeri ayaklanması,

10 – 1500 - Celali ayaklanması,

1609

11 – 1622 Genç Osman'a karşı Yeniçeri – Sipahi ayaklanması

( Haile'i Osmaniye )

12 – 1622 Anadolu' da Abaza paşa ayaklanması,

13 – 1624 Balıkesir bölgesinde Cennetoğlu ayaklanması,

14 – 1632 Tokat bölgesinde Hüsrev paşa ayaklanması,

15 – 1632 İstanbul' da zorbaların saray baskını,

16 – 1632 Balıkesir bölgesinde İlyas paşa ayaklanması,

17 – 1635 Lübnan bölgesinde Dürzü Emiri Man'oğlu Fahrettin ayaklanması

18 – 1648 Sivas Bölgesinde Vardar Ali paşa ayaklanması,

19 – 1648 Sultanahmet Olayı ve Sipahi ayaklanması,

20 – 1649 Anadolu' da Haydaroğlu Mehmet Bey ayaklanması,

21 – 1649 Gürcü Nebi ayaklanması,

22 – 1656 Yeniçeri – Sipahi ayaklanması ( Vak'a-i Vakvakıyye )

23 – 1658 Halep Valisi Abaza Hasan paşa ayaklanması,

24 – 1659 Eflak ayaklanması,

25 – 1703 Edirne Olayı ve Ordunun İstanbul'a yürümesi,

26 – 1730 Patrona Halil ayaklanması,

27 – 1731 İstanbul' da bulunan Arnavutların ayaklanması,

28 – 1797 Rumeli' de Pazvantoğlu ayaklanması,

29 – 1806 Sırbistan ayaklanması,

30 – 1807 Kabakçı ayaklanması,

31 – 1808 Alemdar Olayı ( Yeniçeri ayaklanması )

32 – 1821 Mora – Rum ayaklanması , ( Etniki Eterya )

33 – 1821 -

1822 Tepedelenli Alipaşa ayaklanması ( Yanya ayaklanması )

34 - Sakız ayaklanması ,

35 – 1832 Mısır' da Mehmet Ali paşa ayaklanması , OSMANLININ FETRET

36 – 1854 Epir ve Teselya ayaklanması, PARÇALANMA DEVRİ

37 – 1866 Girit ayaklanması,

38 – 1875 Hersek ayaklanması,

39 – 1876 Bulgar ayaklanması ,

40 – 1902 Makedonya ayaklanması,

41 – 1909 Adana Olayı ( Ermeni ayaklanması )

42 – 1909 Hareket Ordusunun İstanbul' a yürüyüşü,

43 – 1910 Arnavutluk ayaklanması,


B – TÜRK İSTİKLAL HARBİ SIRASINDA MEYDANA GELEN AYAKLANMALAR


1 – 11 Mayıs – 18 Ağustos 1919 ….. Ali Batı ayaklanması ,

2 – 20 Ağustos – 15 Eylül 1919 …… Ali Galip Olayı ,

3 – 29 Eylül – 4 Ekim 1919 ……….. Birinci Bozkır ayaklanması,

4 – 20 Ekim – 4 Kasım 1919 ……… İkinci Bozkır ayaklanması,

5 - ………………………………….. Kızılkuyu Olayı ,

6 - ………………………………….. Apa çarpışması ,

7 - ………………………………….. Dinek Çarpışması ,

8 – 26 Ekim – 24 Aralık 1919 ……. Şeyh Eşref ayaklanması,

9 – 25 Ekim – 30 Kasım 1919 ……. Ahmet Anzavur ayaklanması,

10 – 16 Şubat – 16 Nisan 1920 …….. 2 nci Anzavur ayaklanması,

11 – 19 Nisan – 31 Mayıs 1920 ……. Birinci Düzce ayaklanması,

12 – 19 Temmuz – 23 Eylül 1920 …. İkinci Düzce ayaklanması,

13 - ………………………………….. Kuva-i İnzibatiye Harekatı ,

14 – 10 Mayıs – 22 Mayıs 1920 …… 3 ncü Ahmet Anzavur ayaklanması,

15 – 15 Mayıs – 21 Ağustos 1920 …. Birinci Yozgat ayaklanması ,

16 – 5 Eylül – 30 Aralık 1920 ……... İkinci Yozgat ayaklanması ,

17 – 25 Mayıs – 21 Haziran 1920 …. Zile ayaklanması,

18 - ………………………………….. Aynacıoğulları ayaklanması,

19 – 1 Haziran – 8 Eylül 1920 …….. Milli Aşiret Olayı ,

20 – 20 Mayıs – 7 Haziran 1920 …... Cemil ÇETO Olayı ,

21 – 20 Temmuz – 20 Ağustos 1920.. İnegöl Olayı,

22 – 21 Temmuz – 30 Temmuz 1920. Çopur Musa Olayı,

23 – 27 – 28 Haziran 1920 …………. Kula Olayı

24 – 2 Ekim – 22 Kasım 1920 ……… Konya ayaklanması, ( İrtica )

25 – 1 – 30 Aralık 1920 …………….. Demirci Mehmet Efe ayaklanması,

26 – 27 Aralık – 23 Ocak 1921 …….. Çerkez Etem ayaklanması,

27 – 6 Mart – 17 Haziran 1921 ……. Koçkiri ayaklanması,

28 – 9 Aralık – 1920 – 1922 ………… Pontus ayaklanması,


C – CUMHURİYET DÖNEMİNDE MEYDANA GELEN AYAKLANMALAR

( ATATÜRK DÖNEMİNDE )


1 – 7 Ağustos – 28 Eylül 1924 ………. Nasturi ayaklanması ,

2 – 13 Şubat – 31 Mayıs 1925 ………. Şeyh Sait ayaklanması ,

3 – 9 – 12 Ağustos 1925 …………….. Raçkotan ve Raman Te'dip Harekatı,

4 – 1925 – 1937 ………………………. Sason ayaklanmaları,

5 – 16 Mayıs – 17 Haziran 1926 …….. Ağrı ayaklanmaları ,

6 – 7 Ekim – 30 Kasım 1926 ………… Koçuşağı ayaklanması,

7 – 26 Mayıs – 25 Ağustos 1927 …….. Mutki ayaklanması,

8 – 13 20 Eylül 1927 …………………. 2 nci Ağrı ayaklanması,

9 – 7 Ekim – 17 Kasım 1929 ………… Bicar Tenkil Harekatı ,

10 – 22 Mayıs – 3 Ağustos 1929 ……… Asi Resul ayaklanması,

11 – 14 – 27 Eylül 1929 ……………….. Tendürük Harekatı,

12 - 26 Mayıs – 9 Haziran 1930 ………. Savur Tenkil harekatı ,

13 – 20 Haziran – 5 Eylül 1930 ………. Zeylan ayaklanması ,

14 – 16 Temmuz – 10 Ekim 1930 …….. Oraman ayaklanması,

15 – 7 – 14 Eylül 1930 ………………… 3 ncü Ağrı harekatı,

16 – 8 Ekim – 14 Kasım 1930 ………… Pülümür Harekatı,

17 – 23 Aralık 1930 …………………… Menemen Olayı,

18 – 1937 – 1938 ………………………. Tunceli Te'dip Harekatı,


Bu bilgiler; "OSMANLI İMPARATORLUĞU VE CUMHURİYET DEVRİNDE AYAKLANMALAR" ADLI, GENEL KURMAY ASKERİ TARİH VE STRATEJİK ETÜT BAŞKANLIĞI YAYINLARINDAN ( 1980 ) ALINMIŞTIR.


H. VURAL VURAL
( E ) Dz. Kur. Kd. Alb.


Bir Devletin istinat ettiği esaslar "İSTİKLALİ TAM" ve "BİLA KAYT ve ŞART HAKİMİYETİ MİLLİYE"den ibarettir.
İstiklali tam denildiği zaman, bittabi "SİYASİ-MALİ-İKTİSADİ-ADLİ-ASKERİ-HARSİ ve İLAAHİRİ" her hususta İSTİKLALİ TAM ve SERBESTİİ TAM" demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde İSTİKLALDEN MAHRUMİYET, MİLLET ve MEMLEKETİN manayı hakikisiyle bütün "İSTİKLALİNDEN MAHRUMİYETİ" demektir.
SİYASİ - ASKERİ Muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsunlar, İKTİSADİ Muzafferiyetler ile Tetviç edilmezlerse, KAZANILAN ZAFERLER PAYİDAR OLAMAZ .
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




Windows Live Hotmail: Arkadaşlarınız Facebook'taki güncellemelerinizi doğrudan Hotmail®'den görür.

Hiç yorum yok: